Dünya barışı, hiç kuşkusuz hepimizin hayal ettiği şeylerden biri. DISEC, UNSC ve UNODA gibi komiteler bu hayali gerçekleştirmek için çalışıyorlar. Bu komitelerin temel hedefi ise silahlanmanın önüne geçerek devletlerin tehdit algılarını en aza indirmek ve dünya barışının önünü açmak. Fakat BM bünyesindeki bu komiteler bunu başarmak için çalışan ilk organizasyon değil. Silahlanma yarışının başladığı günden beri Dünya barışının sağlanması umuduyla çeşitli devletlerin katılımıyla barış konferansları toplanıyor.

Peki, silahlanma yarışının nasıl bir hikayesi var?

En başta, Sanayi Devriminin ekonomik ve siyasi dengeleri değiştirmesi, silahlanma yarışının ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Sanayi devrimini gerçekleştiren Avrupa ülkelerinde seri üretime geçilmesi, hammadde ve pazar arayışına sebep oldu. Arayışta olan devletler sömürge elde etmek için birbirleriyle yarışa girdi. Bu yarışta önde olmak demek Asya, Afrika ve Amerika’daki sömürgeleri ele geçirmek demekti. Sömürge elde etmek için yapılan savaşlardan bir tanesi İngiltere ve Fransa arasındaki 7 Yıl Savaşları. Bu savaş Fransa’nın Asya ve Amerika’daki sömürgelerini İngiltere’ye kaptırmasıyla sonuçlandı. Bu durum sınır ötesinin korunması gerekliliği fikrini ortaya çıkardı ve silahlanma yarışı hız kazandı. Bazı devletler var olan sömürgelerini koruyabilmek için bazıları ise daha çok sömürge toprağı ele geçirebilmek için silahlarını arttırdılar. Silahlanma yarışının getirdiği ilk felaket ise 1. Dünya Savaşıydı.

Ama yaklaşan savaştan önce Hague Barış Konferansı (1899) (Lahey Sözleşmelerinin ilki olarak da geçer) toplandı ve burada “silahsızlanma” fikri doğdu. Bu konferansa katılan taraflar silahsızlanmanın sağlanması için büyük çaba harcamış olsalar da başarılı olamadılar.

Silahsızlanma faaliyetlerine ve dünyada barışı sağlamaya yönelik müzakereler sonuçsuz kaldı ve nihayet 1. Dünya Savaşı çıktı. Bu savaş silahlanma yarışının yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi ve Dünya barışının sağlanması için Milletler Cemiyeti kuruldu. Wilson ilkeleri gereği kurulan bu cemiyet, savaşın ardından ateşkes ve barış antlaşmalarında uygulanacak prensiplerin de belirleyicisi oldu. Savaştan yenik çıkan İttifak Devletlerinin ordularının yapılan barış antlaşmaları ile dağıtılması ve silahsızlandırılması bu prensiplerden birkaçı oldu. Yani 1. Dünya Savaşının sonunda bazı devletler silahsızlandı fakat bu Lahey’de umulan türden çok taraflı bir süreç değildi. Tarihte ilk defa faal olan silahsızlanma süreci, yeni bir savaşa zemin hazırlıyordu. Versay, Nöyyi gibi “Barış Antlaşmaları” amaçlarından çok uzak kaldı.

2. Dünya Savaşına kadar olan süreçte barışı koruma ve silahsızlanma çalışmaları hız kazandı. Milletler Cemiyeti silahsızlandırma faaliyetlerini barışın sağlanması için anahtar olarak görüyordu. Washington Denizcilik Antlaşması ile ABD, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya ve Japonya silahsızlanma çalışmaları için etkili bir adım attı. Dünya barışının sağlanma çalışmaları Briand-Kellog Paktı ile devam etti ve bu pakta Polonya, Çekoslovakya, Belçika, Türkiye ve SSCB de üstteki ülkelerle birlikte imza attı. 2. Dünya Savaşının fitilinin ateşlendiği yer ise Cenevre Silahsızlanma Konferansı oldu. Almanya bu konferansta, Versay Antlaşmasının yükümlülüklerinin güvenliği tehdit ettiği ve kendini savunmasını engellediği gerekçesiyle Antlaşmanın ilgili maddelerinde değişiklik istedi. İsteği reddedilen Almanya, gönderdiği delegasyonu geri çağırdı ve konferans Almanya’nın bu hamlesiyle son buldu. Antlaşma Almanya tarafından geçersiz sayıldı. Daha sonra Almanya’nın Polonya’yı işgali ile savaş resmen başlamış oldu, Milletler Cemiyeti de 2. Dünya Savaşını önleyemediği için dağıldı ve yerine Birleşmiş Milletler kuruldu.

Birleşmiş Milletler, günümüzde silahsızlanma hedeflerini gerçekleştirmek için ne yapıyor?

Gelişen savaş teknolojileri “silahlanma”nın kapsamını ve “silahsızlanma”nın anlamını Lahey’den (1899) bu yana oldukça değiştirdi . BM’nin önceliği geleneksel silahlar yerine daha yıkıcı etkileri olan kitle imha silahlarını ortadan kaldırmak haline geldi. Çünkü bu silahların varlığı, etkin olarak kullanılmasa dahi, uluslar için ciddi tehdit algısı yaratıyor. Bu algı devlet politikalarına her zamankinden daha çok güvenlik ihtiyacı ve yeniden ortaya çıkan bir silahlanma yarışı olarak yansıyor.

Bu yarışta edinilen silahlar Nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar gibi kitle imha silahları. Bu silahlar; onları elinde bulunduran ülkeler için büyük bir güç kaynağı. Nükleer ya da kimyasal silaha sahip bir ülke, bu silahtan vazgeçmek istemiyor. Öte yandan bu tür silahların başka devletlerde de bulunması ihtimali onun için tehdit yarattığında buna karşı çıkıyor. Yani ortaya güçlü devletlerin çifte standartları karşısında tehdit algıları gitgide büyüyen küçük devletler çıkıyor. Bu yüzden BM, öncelikli olarak nükleer silahların yaygınlaşmasının önlenmesini ve nükleer silahlardan arındırılmış bölgeler kurmayı, kimyasal ve biyolojik silahları ortadan kaldırmayı ve kitle imha silahlarından kaynaklanan tehdit algılarını yok etmeyi planlıyor.

BM’nin önceliği olan nükleer silah tehdidinin önemli ölçüde azalması için nükleer silah bulunduran devletler tarafından sorumluluk alınması, ikili ve çok taraflı antlaşmaların bu devletlerin önderliğiyle yapılması gerekir. Örneğin Soğuk Savaş döneminde ABD ve SSCB arasında yapılan ikili antlaşma, nükleer savaş tehdidini o dönemde önemli ölçüde engelledi. BM öncülüğünde yapılan çok taraflı antlaşmalar ise günümüzde nükleer silahların yayılmasını engelliyor ve kullanılmasını önlüyor. BM, 2002 yılında nükleer cephaneye sahip devletlerin nükleer cephaneyi tamamen yok etmesini açıkça taahhüt etti. Bugün BM’nin teftiş mekanizmaları, nükleer silahların çoğalmasını engellemek için nükleer koruma uygulamalarında bulunuyor ve dünya genelindeki nükleer programları denetleyerek nükleer enerjinin barışçıl amaçlar için kullanılmaya devam etmesini sağlamaya çalışıyor. Nükleer Silahların Yayılmasının Yasaklanması Antlaşması (NPT) ve Nükleer Silah Denemesinin Yasaklanması Antlaşması (CTBT) bu konuda yapılan çalışmaların birer neticesi ve somut örneği. Aynı şekilde kimyasal ve biyolojik silah tehdidinin engellenmesi için bugüne kadar birçok protokol imzalanmasını sağladı ve kontrol rejimi geliştirdi. BM, halen biyolojik ve kimyasal silahların çoğalmasının önüne geçmek için çalışmalarına devam ediyor. Bu konuda alınan aksiyonlardan bazıları ise Kimyasal Silahlar Konvansiyonu (CWC) ve Biyolojik Silahlar Konvansiyonu’nun (BWC) yürürlüğe girmesi.

Bu arada güçlü devletler, savaş teknolojileri ve kullandıkları yüksek teknoloji ürünü silahları ile diğer devletlere karşı üstünlük sağlamış olsa da aynı zamanda kendi aralarında yeni savaş alanları yarattı. Bu alanlardan biri de uzay. Birleşmiş Milletler uzay ile ilgili konuları iki başlıkta topluyor: uzay teknolojisinin barışçıl uygulamalar için kullanılması ve uzayda silah yarışının önlenmesi. BM, silahsızlanma gündemine 1982 yılı itibariyle “uzayda silah yarışının yasaklanması ” maddesini aldı. Uzayın da bir savaş alanı haline gelmesi, devletlerin buradaki varlıklarını ve güçlerini artırabilmesi için bu alanda da silahlanması gerekliliğini ortaya çıkardı. Uzay teknolojisinin sadece barışçıl amaçlar doğrultusunda ve uluslararası işbirlikleri ile kullanılması gerektiğini vurgulayan BM, olası bir “Uzay Savaşı”nın önüne geçebilmek için üye devletlerin desteğiyle çalışmaya devam ediyor.

Birleşmiş Milletler ve Silahsızlanma ve Uluslararası Güvenlik komitesi, her alanda olduğu gibi silahsızlanma hedeflerine ulaşılabilmesi için uluslar arasında karşılıklı güven ve etkili işbirliğini öne çıkarırken dünya barışının sağlanması ve devam ettirilebilmesi için üye ülkelerin desteğine dikkat çekerken, sorumlu ülkeleri etkili adımlar atmaya çağırıyor. Doğru adımlar atılırsa dünya barışının hayal olmaktan çıkacağı, devam ettirilmesi ve korunması için çalışılacağı günler giderek yaklaşıyor.

Agenda Item’larında silahsızlanma/disarmament konularıyla karşılaştığımız komitelere hazırlanırken konuyla ilgili daha derin bir bilgi birikimine sahip olup fikir edinmenize yardımcı olmasını dilerim.

Kaynakça

0 Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Log in with your credentials

or    

Forgot your details?

Create Account